Neşe, Aşk ve Mutluğun Eşsiz Tarifi “Dans” 73

Yaşamızda birçok topluluk etkinliğinde karşılaştığız ve dugularımız mutluklarımızı söz ile anlatmadığımız dugularımızı fiğürlerle anlatmaya çalıştığız eşiz iletişim yöntemi “Dans” etmek sizler için dikkatimi cezbeden dans türlerini paylaşmak istedim.

Waltz

Vals, 19.yüzyılın başlarında Avusturya ve Almanya’da dans edilen bölgelerin yerel farklılıklarını bünyesinde barındırarak gelişim göstermiştir. Özellikle Kuzey Avusturya’nın ‘Landlob der Enss’ bölgesinde uygulanan dans stili ‘Londler’ adını alarak çok popüler olmuştur.

Vals kısa sürede Johann Strauss’un müziğinin etkisiyle Viyana’da ve 1812 yılından itibaren de İngiltere’de geniş kitlelere ulaşmış, aristokrasinin beğenisini kazanarak baloların vazgeçilmez eğlencesi olmuştur. Günümüzde Vals ‘Viyana Valsi’ ve ‘Modern Vals’ olmak üzere iki farklı ritim ve kategoride dünya dans literatüründe yer almaktadır.

 

Tango

Tango, Buones Aires, Arjantin ve Montevideo, Uruguay kökenli bir dans ve müzik türüdür. Tango ile insan kendi vurgusunu, kendi sesini, kendi ritmini yansıtırken, karşısındakine ait olanı dinleme şansını bulur. Tango mükemmel bir dil ve öğrenen herkese, sunduğu sonsuz seçeneklerle, eşsiz bir iletişim sağlar. Tango, kendiliğinden ve yapanın yarattığı bir danstır. Çoğu zaman ise hayatın metaforik bir ifadesi olarak adlandırılabilir. Tango o kadar doğaldır ki, bazen gerçekliğe bir karşı çıkış veya kendini yeniden gerçekleştirme biçimi olarak görülür. Tango, içinde hezeyanı, hüznü, bireyselliği, iktidarı, tutkuyu, aşkı, bir olmayı, neşeyi, paylaşmayı, hoşgörüyü, yani hayata dair çok şeyi barındırır.

Farklılıklara, seçimlere, olasılıklara yer bırakmayan büyük kent yaşamında tutsak olmuş, kendisine, en temel, en yerleşik rolüne, cinsel kimliğine dahi yabancılaşmış günümüz insanının isyanıdır tango…

Öyleyse tango, dans etme yeteneğine sahip olanların değil, herkesin dansıdır.
Tango seyredenin değil, yapanın dansıdır.

 

Charleston

Çarliston, 1920’lerde son derece yaygın olan ve sık sık yeniden canlanan caz dansıdır. Tek başına, çiftlerle ya da grup halinde yapılır. Temel ayak figürü, ayak uçlarının içe, topukların dışa döndürülerek atılmasından oluşur. 1903 kayıtlarında adına rastlanan Çarliston, ABD’nin bütün güney eyaletlerinde bilinen, özellikle de Güney Carolina’da bulunan, Charleston şehri ile özdeşleştirilen, Afro-Amerikanlar’a özgü bir halk dansıdır.

Cha Cha

Küba familyası danslarının diğer bir üyesi olan Cha Cha, aynı zamanda sosyal Latin-Amerikan danslarının en popüler olanıdır. Cha Cha’nın birçok hareketinde bu sebeble Rumba Mambo hareketlerinden benzerlikler vardır. Cha Cha adı İspanyolca’da ‘Chacha’ çocuk bakıcısı demektir.

Cha Cha dansı, müziğinin de olduğu gibi; canlı, göz alıcı, alaycıdır ve coşkun ritmiyle dünyadaki tüm dansçıların rağbet edip zevk alacağı türden nadir bir eğlence sunar.

 

Swing

Swing, 1920’li yılların sonlarına doğru gelişmeye başlamış ve 40’ların ortalarına kadar da etkisini sürdürmüştür. Bu dönem müzisyenleri, müziklerine rahatlık hissi ve çok sıkı olmayan bir ritim anlayışı katmış, sekizlik nota kalıbını kullanmışlardır. Bütün bunlar da swing hissini karakterize eden önemli unsurlardır. Dönemin eserlerinin çoğu, orkestralar tarafından icra edildiğinden swing dönemi aynı zamanda caz orkestralarının ‘altın çağı’ olarak da düşünülebilir. Ritmik yapısından ötürü bu müzik dansı seven birçok insanın dikkatini çekmiştir ve büyük heyecan uyandırmıştır.

Break Dance

Dansın adının break dance olmasının sebebi, hip hop müziğinin temel öğesi olan breakbeat’e uyumlu bir şekilde hareket edilmesidir. Aynı müzik gibi dansta da Bebop, Soul-Train, Funk gibi akımlardan etkilenme ve onları yeniden harmanlama söz konusudur. Tabii ki bunların üstüne yeni şeyler de ekleyerek; kafanın üzerinde dönerek yapılan helikopter dansını ya da birbirinin bedenine akım vererek kıvrılma yoluyla yapılan electric boogie’yi daha önce kimsenin denemediği kesindir. Bu zor hareketler bir bakıma gettoda yaşayan ve hayatta çok fazla yer alamayan gençlerin kendi bedenleri üzerindeki hakimiyetlerinin bir ifadesidir. Onlar da sokaklara çıkıp dans ederek hip hop’un tüm dünyaya yayılmasında etken olmuşlardır.

Samba

Samba müziği ve dansı Brezilya’dan dünyaya yayılmıştır. Kökü Afrikalı kölelere dayanır. Brezilyalılar tarafından yapılan biçimi, kurallara bağlı ve oldukça biçimlendirilmiş balo salonu dansından çok daha zordur. Kadın ve erkek farklı ve beraber ama dokunmadan dans ederler. Kadınların dansı her ayağın topuk üzerinde döndüğü, hızlı simetrik ayak hareketleri olarak betimlenebilir. Bu ayak hareketlerinin yanı sıra, kalça ve omuzları kıvırarak bütün vücudu harekete geçiren bir dans oluşturulur. Erkekler de aynı adımları atarlar ancak bunlara hızlı kalça ve omuz hareketleri eşlik etmez. Erkekler kadınların çevresinde dans ederek dönerler. Samba’nın Brezilya müziğine ait tamborim, chocalho, reco-reco ve cabaca gibi enstrümanlar ile hayat bulan, kuvvetli davul ritimleri taşıyan özgün ritimli bir müziği vardır.

Mazurka

Mazurka, Mazurya iline özgü bir çeşit Leh halk dansı ve müziğidir. Bu dansın ezgileri romantik çağda tüm Avrupa müziğini etkilemiştir. 16. yüzyılda ortaya çıkan Mazurka, Polonya Sarayı’nca da benimsenmesine karşın bir köylü dansı olarak kalmıştır. Daha sonra Rus ve Alman balo salonlarına, 1830’larda da İngiltere ve Fransa’ya ulaşmıştır. Genellikle bir, dört ya da sekiz çift tarafından yapılır. Elliden fazla, değişik dans adımı vardır. Chopin, piyano için birçok mazurka bestelemiştir.

Twist

60’lar öncesi popüler olan, çiftlerin birbirine dokunmasıyla ünlü ‘touch’ adlı dans şekli, 60’ların başından itibaren yerini büyüklerin nefret ettiği, gençlerin ise çok sevdiği, dans mı yoksa jimnastik mi tartışması yaratan ‘twist’ e bırakmıştır. Chubby Checker’ın başını çektiği ‘twist’ dansı, banyo sonrası havluyla kurulanırken yapılan hareketlerden ilham almıştır.

Oryantal

Doğa olaylarını beden hareketleriyle sembolize etmeye çalışan insan; göbeğini, kalçasını ve belini kullanmıştır. Depremi anlatmak için bedeni titretmeyi, fırtınayı anlatmak için ani kalça atışlarını ve hortumu anlatmak için de gövdeyi baştan ayağa dalgalandırmayı keşfetmiştir. Oryantalin de ilk tohumları milattan yüzyıllarca önce böyle atılmıştır. Arabistan yarımadasında ise oryantal, insanın dünyaya geliş öyküsünü anlatabilme çabasıyla, milattan iki bin yıl kadar önce ortaya çıkmıştır.

İnsanı dünyaya getiren kadındı; bu nedenle bunu anlatanlar da kadınlar oldu. Hamilelik sürecinde yaşanan sancılar ve doğum sırasında kasılan, titreyen bedenler; dans dilinde vücut bulmuş oldu.

Selçuklular döneminde Anadolu da oryantal dans türüyle tanıştı. Zaten kendi kültüründe benzer dansları barındıran Anadolu, böylece Arap kültürünün de katılımıyla sentez bir oryantal yaratmıştır.

Salsa

Salsa, genellikle Karayipler kökenli olduğu varsayılan bir müzik ve oynama çeşididir. Önceleri yalnızca Güney/Orta Amerika kökenli kişiler arasında yaygın olan bu müzik türü, özellikle 1980’lerden sonra yeryüzünün her köşesinde sevilir duruma gelmiştir.

Birkaç müzik türünün karışımından oluşmuş olan Salsa, sık sık da Küba kökenli değişik müzik türlerini tanımlamak için de kullanılır. Belki de bu yüzden bu türe İspanyolca’da ‘sos’ anlamına gelen Salsa sözcüğü uygun görülmüştür.

Salsanın kökeni konusunda değişik görüşler vardır. Çoğunlukla salsanın öncelikle Küba’nın ‘Son’ müziğinden geldiği öne sürülse de, bazıları kökeninin 1950’lerin New York’unda görülen müzik biçemlerinin karışımından oluştuğunu öne sürerler. Her durumda, bu müzik türündeki Karayipler etkisi yadsınamaz.

 

0

Sizce nasıl olmuş?

Güzel!
Kötü
Eğlenceli
Aman Allah'ım
Bu ne la?
vaov!

Bu içeriği sosyal medyada paylaş

Bir Cevap Yazın



OR



Note: Your password will be generated automatically and sent to your email address.

Forgot Your Password?

Enter your email address and we'll send you a link you can use to pick a new password.

Theme developed by TouchSize - Premium WordPress Themes and Websites